M harfi | Kitap Özetleri,Kitap özeti,kitaplar,Kitap Oku,E-Kitap,Kitap İndir

Kitap Özetleri,Kitap özeti,kitaplar,Kitap Oku,E-Kitap,Kitap İndir

Kitap özetleri - Kitapözetleri - kitaplar - roman özetleri - hikaye özetleri - E Kitap - Kitap Oku

M harfi’ kategorisi için arşiv

MAKSİM GORKİ -ANA

ROMAN İNCELEMESİ İÇİN :

MAKSİM GORKİ
1.Metnin içeriğine yönelik inceleme
a)Konu ve Teması hakkında kısa bilgi
Maksim Gorki’nin bu kitabında ana konu devrimci düşünce ve devrimci mücadele denebilir. Uyandırılmak istenen ana düşünce ise halkın kendi acılarına bakarak, nedenini inceleyerek biraz da cesaretle kendini savunabilecek onu ezenlere baş kaldırabilecek duruma gelebileceğidir. Bu düşünceyi aşılamak içinse bu yolda yoldaşlarıyla mücadele veren bir oğlu olan, kendine bir zarar gelmediği sürece (hatta bazen geldiğinde de) sesini çıkarmayan, hakkını arayamayan bir kadının, oğlunun ve çevresinin etkisiyle insanların acısını algılayan ve onları uyarmaya, uyandırmaya çalışan bir savaşçı haline gelmesi anlatılmaktadır.
“İnsan, onurlu bir kelimedir,” diyor Maksim Gorki, yalancı ve pasif bir insanlık adına insana acımak yerine; saygı duymak,onun yaşamı yeniden biçimlendirme yeteneğine inanmak, onu buna yönlendirmek gerektiğini vurguluyor. Gorki’ye göre insan çevresini değiştirirken kendisi de değişirse, kaderini halkın kaderiyle birleştirir, onların özgürlük ve mutluluk uğruna mücadelesine katılırsa, ‘dünyaya yeniden gelir’ ve kelimenin en gerçek anlamıyla insan olur. Dünyanın birçok ülkesinde, milyonlarca insan için başucu kitabı olan ve sosyalizmin temel dayanaklarından biri olan Ana romanında bu tema en güçlü anlatımına kavuşmaktadır.

(more…)

  • 6 Comments
  • Kategori : M harfi
  • A. Dış yapı bakımımdan inceleme:
    1. Romanın adı: Don Kişot
    2. Yazarı: Miguel de Cervantes Saavedra
    3. Yazar hakkında kısa bilgi:

    Miguel de Cervantes Saavedra, baba tarafından Endülüslü, ana tarafındansa Yenikastilyalı bir ailenin çocuğudur. 1547’de çok muhtemelen 29 Eylül günü, üniversite şehri Alacala de Henares’ de dünyaya geldi. Miguel dördüncü çocuk olarak dünyaya gelmişti. Ailenin mali durumu pek parlak değildi.
    Çok küçük yaştan beri şiire ve oyunculuğa merak duyduğunu, “Parnas’a Yolculuk” adlı manzum eserinde de bizzat anlatır.
    1568 - Cervantes’in hayatında bir dönüm noktası olur. Bir kadın meselesi yüzünden bir düelloda birini yaralar. Olay mahkemeye intikal eder. Miguel hemen Madrid’i terk eder.Mahkeme Düellocuyu sağ elinin bilekten kesilmesine ve on yıl için İspanya krallığının sınırları dışına sürülmesine karar verir. Miguel İtalya’ya kaçar.
    1570 - Napoli’de garnizonlanmış bulunan üçüncü İspanyol Alayında silahşör olarak kabul edilir. Şair kalemi bırakmış kılıcı almıştır eline…
    1575 - Miguel İspanya’ya giderken Arnavut asıllı Türk korsanı Deli Memi’nin esiri olur. 5 yıl boyunca esir kalır. Tam dört kere firar eder. Başaramaz. 15 Eylül 1580’de istenen fidye olan 500 Escuda altınını bir rahip öder ve Cervantes kurtulur.
    1580 - Madrid’e dönen Cervantes’in is arama çabaları başarısızlıkla sonuçlanır.
    1583 - Cervantes sahne eserleri yazmaya başlar. (more…)

  • 0 Comments
  • Kategori : M harfi
  • Mithat Cemal Kuntay-Üç İstanbul

    KİTABIN ÖZETİ :

    Çürüyen yozlaşan İstanbul ve bu İstanbul’un çürümüş yozlaşmış insanları .Bu romanda yazar İstanbulu’un üç kötü dönemini okuyucuya yansıtmaktadır.Yalnız kişisel çıkar ardında koşan insanlar ,dalkavuklar,jurnalcalcılar,ikiyüzlüler,birbirlerinin kuyusunu kuyusunu kazanlar gibi kişilerden söz eder.Bu roman kısaca Osmanlının yıkılış romanıda denebilir.

    Adnan sınıf değiştirmek isteyen tipik bir Osmanlı-Türk aydınıdır.93 harbi sebebiyle,sekiz yasındayken İstanbul’a göçen Adnan bir konak sahibidir.Refahına kavusup particiliğin tatlı yanlarına kandıktan sonra nihayet taparcasına sevdiği Belkis ile evlenir.Belkis yozlaşan bir tabakanın tipik bir örneğidir.

    Adnan’la Belkis kişilikleri ilişkileri olaylar karşısındaki davranışları “sınıf değiştirmek isteyen bir aydınla, çöken bir zümrenim kadını” nın tipik kişilikleri ilişkileri, davranışlarıdır.

    Üç İstanbul romanı üç ayrı dönemin toplum gercekliğimi yansıtması,Adnan’la Belkis gibi unutmuaz kahraman yaratması bakımından Mithat Cemal’in bu romanı bu gün ilgiyle okunmaktadır.

    A. KİTABIN ANA FİKRİ : Yanlış batılılaşma ve buna sebep olan etkenler…

    C. KİTAPLARDAKİ OLAYLAR VE ŞAHIŞLARI DEĞERLENDİRİLMESİ

    Hicbir romanımızda Üç İstanbul’da olduğu kadar bol troman kişisi yoktur.Adnan’la Belkis’in cevresinde gelişip genişleyen olaylat romanda irili ufaklı kırk kadar insanla anlatılmıştır.

    Adnan,sonuna kadar,Belkis’e aşık ve hayran,Belkis karşısında eziktir.

    D.KİTAP HAKKI8NDAKİ ŞAHSİ DÜŞÜNCELER

    Üç İsnabul’da o pek ilkel tesadüfler,durmadan veremden ölmeler,kaldırılan cenazeler,gereksiz ayrıntılar,süslü ifadeler vecize ve paradoks çabaları romanın güçsüz yanları.Ama bunlara rağmen roman gercekten üç ayrı dönemin toplum gercekliğini yansıtması romanı ayakta tuaun en büyük güç.

    D.YAZARIN HAYATI:Mithat Cemal Kuntay (1885 - 1956)

    Şair ve yazar Mithat Cemal 1885 yılında İstanbul’da doğdu. Vefa İdadisi’ni ve Mektebi Hukuku bitirdi. Doktora sınavını verdikten (1908) sonra, idare hukuku asistanlığı yaptı. Adliye Nezareti Özel Kalemi’ne girerek müdürlüğe kadar yükseldi. Birinci Hukuk Mahkemesi üyeliğinden sonra Beyoğlu Dördüncü noteri oldu. Ölümüne kadar bu görevde kaldı. Sonradan ayrıntılı bir biyografisini yazdığı gibi İmparatorluğun yıkılış dönemini konu edinen, Üç İstanbul (1938) adlı romanında da canlandırdığı, Mehmet Akif ile tanışması, sanatı ve düşünceleri üzerinde etkili oldu. Aruz vezniyle, vatanseverlik duygularını ve Türk tarihinin zenginliklerini dile getiren şiirler yazdı. Türk’ün şehnamesi (1945) adlı şiir kitabından başka, antolojileri (Nefaisi Edebiye, 1913), oyunları (Kemal, 1912; 28 kanunuevvel, 1918) ve bir romanı vardır. Çok zengin belgelere dayanan biyografya türündeki eserleri, çekiciliğiyle de dikkati çeker.

  • 0 Comments
  • Kategori : M harfi
  • M.TURHAN TAN-SAFİYE SULTAN

    1. KİTABIN KONUSU : Güzelliği ile olduğu kadar yükselme, iktidar ve para hırsıyla dolu, hasekiligin yeterli olmadığı, Valide Sultan’lığın tatmin etmediği, kocasının ve oğlunun hükümdarlıkları döneminde sadrazamların değiştirilmesine bile karışmış bir kadının romanlastırılmıs kadının hayatı.

    2. KİTABIN ÖZETİ :

    Baffo Venedikli bir ailenin kızıdır.Bu aile bir yandan Senato’ya,Özel Danışmanlar Meclisi’ üye yetiştirmekte, bir yandan da İyalya’ya güzel kızlar doğurmakla şöhret kazanmıştır.Bir gün bir Türk sergisine katılır ve burada saraydan gelen elçiler tarafından tespit edilir.Güzelliğine hayran olurlar ve derhal padişahı da bu olağanüstü güzellikten haberdar ederler ve kızla beraber saraya gitmek üzere Venedik’ten ayrılırlar.

    Şehzade Murat, karşısına gelecek bu güzel kızı sabırsızlıkla belemektedir..uzun süren yolculuğun ardından Saraya varılır ve artık buluşma zamanıdır.Baffo’da iyiden iyiye heyecanlanmaya başlamıştır.Sultan Murat karşında kızı görünce ne yapacağını şaşırır.Olağanüstü güzelliğe dakikalarca bakar ve heyecanı Baffo’nunkinden kat kat daha fzladır.Kız artık Sultan Murat’ın cariyesidir ve hemen hareme dahil edilir.Fakat kısa sürede Sultan Murat Baffo’ya aşık olur ve onun haremdeki kızlardan farklı tutmak için saraya alır.Böyle bir davranış Osmanlı kültüründe yoktur ve çok büyük tepki görür.Sutan Murat artık Baffo’nun kölesi haline gelmiştir.Bu sırada devlet işleri aksaklıklar göstermeye başlamıştır.bu durumdan kimse hoşnut değildir..Osmanlı Devleti büyük darbelere gebedir.Sultan Murat Baffo’yla evlenir ve Baffo’nun ismi Safiye olrak değiştirilir.Kısaca Safo denmektedir.Sultan Murat’a çocuklar verir.

    Bu sırada Sokollu Mehmet Paşa’dan , İstanbul’dan bir haber gelir ve İkinci Selim’in öldügünü bildirir.Artık padişahlık yolu Sultan Murat ıçin gözükmüştür.safo’da bu durumdan memnundur ve kendisininde bu durumdan çıkar sağlayacağının bilincindedir.fakat bunu gizler.Sultan Murat Osmanlı Devletine hükmetmektedir.Fakat aşk sarhoşudur aynı zamanda.Devlet resmiyette Murat’ın hakimiyetindedir fakat yapılan tüm işler Safo’nun onayıyla yapılmaktadır.Murat döneminde Osmanlı Devleti çöküşe başlamıştır.Murat bir sefer sırasında kanlı bağsur hastalığına yakalanarak vefat eder.Artık meydan Safo’ya kalmıştır.Devlet yönetimi Safo’nun oğulları arasında değişerek devam eder.Safiye’de Sutan ünvanını almıştır.

    Bu dönem Osmanlı Devleti’nin çöküş yıllarının başladığı yılları gösterir.Osmanlı sürekli toprak kaybeymekte ve siyasi anlamda hiçbir başarı elde edememektedir.Bunda Safo’nun Venedik asıllı olmasını payı büyüktür..Osmanlı Devleti biterken artık Safo’da yaşlanır ve ölür.

    3. KİTABIN ANA FİKRİ :

    Eş seçerken karşı cinsin güzelliğine değil de iç ve dış tutumlarına bakmalıyız.Çünkü,güzellik geçici huzur ebedidir.

    4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ :

    Safiye Sultan;Asil bir Venedikli ailenin kızıdır.Olağanüstü bir güzelliğe sahiptir.Bu güzelliğini erkekleri etkilemede çok iyi kullanmaktadır.İmparatorluğu sülük gibi emmiştir.

    Sultan Murat;Devlet yönetiminden habersiz, yöneticilik vasıfları olmayan, kadınlara düşkün biridir.Osmanlı devletini bitirren kişi olmuştur.

    5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER :

    Kitabın tarihin doğruları yansıttığı tartışılır.Çünkü Sultan Murat başka eserlerde Osmanlı Devletinin köyü zamanında azda olsa devlete canlılık getiren padişah olarak tanıtılmıştır.kadınlara olan düşkünlügü ağıza alınmayacak kelimelerle ifade edilmiştir.Ancak yinede tarihimizden şarpıcı olayları yansıtmıştır.Kitabın bir çok versiyonu vardır.Ancak bu en sade halinin verildiği baskıdır.Okunması gereken bir kitap fakat sadece bu kitapla kalınmaması gerekir.

    6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA BİLGİ :

    M.Turhan TAN

    Asıl adı Samih Fethi’dir.1.Abdülhamit’in kızı Hibetullah Sultan ile evlenen ve Alaüddin Paşa’nın torunlarından, Sivas eşrafı Ahmet Fethi bey’in oğludur.1885 yılında Diyarbakır’da doğdu.Liseyi Gümülcine’de ve İstanbul Vefa İdadisi’nde okudu.Babasından Arapça ve Farsça öğrendi.Babası ölünce döndüğü Sivas’tan hukuk okumak üzere 1902’de İstanbul’a gitti.Küçük Kalem çalişmaları yaptığı bu yıllarda dönemin Genç Kuşak şair ve yazarlarıyla arkadaşlık yaptı.Yazı yazanların başına çeşitli sorunlar açılınca Sivas’a bir ker daha dönerek orada görev yaptı.Hemen hemen hepsi tarihi alanlarda olmak üzere yaklaşık yarısı gazete sayfalarında kalarak kitaplaşmış 40’a yakın roman yazdı.24 Aralık 1939 yılında ölen M.Turhan Tan’ın tarih romanları, Popüler Tarih Romanları içinde yayınlanmaktadır.

    ESERLERİ:

    Hürrem Sultan

  • 0 Comments
  • Kategori : M harfi
  • KİTABIN ADI
    Bir Dinazorun Anıları
    KİTABIN YAZARI Mine URGAN
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    BASIM TARİHİ Haziran 1998
    KİTABIN YAYIM MAKSADI
    KİTABIN ÖZETİ :
    Mine URGAN’ın “BİR DİNOZORUN ANILARI”nı okuduğunuzda, bir insanın hayatına neler sığdırabileceğini, hayretle görüyor, gıpta etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu kitapta Mine URGAN’ın hayatını daha doğrusu anılarını okumuyor, tarihten bir kesit okuyorsunuz sanki. Aydınlık, apaydınlık kişiliğiyle bir mum misali öğrencilerine, ahbaplarına, tanıdıklarına ve tanımadıklarına hep bir ışık kaynağı bir kılavuz olmuş ve bu işi yapmaktan hiç bir zaman bıkmayacağını, usanmayacağını bir bakıma bu kitapla haykırıyor. Bu kitap, Mine Urgan’ın yalın, mütevazı ve bir o kadar zengin, duyarlı kişiliğinin anıtsal bir kitabesi sanki.
    Yazarımız dinozorluğunu ise şöyle tanımlıyor kitabında : “Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine baş kaldırırım, direnirim böyle bir çağa karşı. Bu yüzden dinozorlukla suçlanmam da vız gelir bana. Çünkü ben dinozoru tarih öncesi çağların nesli tükenmiş bir hayvanı olarak değil; geçmişin doğruluğu kanıtlanmış ve yadsınamaz değerlerini yeni sentezler yaparak geleceğe taşımayı amaçlayan bir yaratık olarak tanımlıyor, dinozorluğumla övünüyorum.”
    İşte yukarıdaki satırlar Mine URGAN’ı öyle güzel tanımlıyor ki bundan sonra söylenecekler bu satırların yanında sönük kalmaya mahkum herhalde.
    Mine URGAN’ın kendini ve düşüncelerini ebediyete taşımak istercesine kaleme aldığı bu kitabı okuduktan sonra bize şunu söylemek düşüyor herhalde “NE MUTLU DiNOZORUM DiYENE VE DiYECEKLERE”
    Sayın hocamızın kitabın son söz bölümünde okuyucularına vaat ettiklerini yapması dileğiyle, son sözleriniz hiç bir zaman son söz olmayacak inanın.
    SONUÇ :
    A. KİTABIN ANA FİKRİ :
    Kitap genel olarak yazarın anılarından müteşekkil. Bu anılar ise yazarın çocukluğundan yaşlılığına kadar geçen bir zaman dilimini kapsıyor. Genel olarak kitabın savunduğu bir tez bir fikir olmasa da kitabın bütünlüğü ele alındığında kardeşlik, eşitlik, adalet, erdemlilik gibi yüksek değerler üzerine kurulu temelinde insanın bulunduğu bir görüşün benimsendiği ve bu görüş çerçevesinde yaşanılan veya yaşanılmak istenen hayat üzerine kurulu bir ser olduğu söylenebilir.
    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :
    Kitabın getirdiği bilimsel ve teknolojik bir yenilik olmamakla birlikte düşünsel boyutta Mine Urgan gibi tarihe mal olmuş, cumhuriyetle yoğrulmuş bir büyüğümüzün geçmişle gelecek arasında kurduğu sentez kuşaklar arasında köprüler atılmasına vesile olabilir. Nesiller arası büyük kopuklukların yaşandığı bu çağda, bu kitap kuşakların kaynaşmasında bir adım olabilir.
    C. GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :
    Cumhuriyet tarihini yaşamış, cumhuriyet aydınlarıyla birlikte olmuş, geçmişten gelmiş geleceği yakalamış, her medeniyetin gerektirdiği her türlü yeniliğe ve değişime ayak uyduracak bir eğitimi almış ve bunu herkesle paylaşmak isteyen, çevresini aydınlatmak için uğraş veren aydın bir Türk kadınının yazdığı bu kitap öyle bir içtenlikle, öyle bir açık yüreklilikle yazılmış ki okuyanın yüreğini ısıtıyor. Her yaştan ve her düşünceden insanın bu kitabı okumasında büyük yarar olacaktır.

  • 0 Comments
  • Kategori : M harfi
  •