L harfi | Kitap Özetleri,Kitap özeti,kitaplar,Kitap Oku,E-Kitap,Kitap İndir

Kitap Özetleri,Kitap özeti,kitaplar,Kitap Oku,E-Kitap,Kitap İndir

Kitap özetleri - Kitapözetleri - kitaplar - roman özetleri - hikaye özetleri - E Kitap - Kitap Oku

L harfi’ kategorisi için arşiv

KONUSU

Zengin ve hızlı yaşamı seven bir prensesin geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyduğu bir sırada önceden ilişki yaşadığı bir kadına rastlaması,onun düştüğü bu durumdan dolayı kendini sorumlu hissetmesi ve ona yardım etmeye karar vermesi ile adalet sistemindeki yanlışlıklar ve cezaevlerinde yapılan kötü uygulamalardan bahsediliyor.

ÖZETİ:

Nehludov soylu bir aileye mensup yakışıklı ve zengin bir prenstir.Öğrencilik yıllarında teyzelerinin evine gittiği bir gün evde hizmetçilik yapan Katyuşa ile tanışır.Aralarında bir gecelik aşk yaşandıktan sonra Nehludov evi terk eder.Bu olaydan sonra Katyuşanın hamile oldugunu ve Dmitry ile birliktelik yaşadıgını öğrenen evin sahipleri Katyuşanın işine son verirler.İşsiz kalan ve geçinmek zorunda olan Katyuşa bazı insanların oyunları sonucu genelevde çalışmaya başlar.Dmitry Nehludov orta yaşa gelince hayatta yaptıklarından sıkılmaya ve geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duymaya başlamıştır.Bulunduğu bölgenin soylu kişileri arasında olduğu için duruşmalarda jüri üyeliği yapmayı kabul etmiş,yine böyle duruşmaya katıldığı bir gün sanık sandalyesindeki suçlunun Katyuşa oldugunu fark edince birden vicdan azabı duymaya başlamıştır.

Nehludov o günden sonra sürgün cezasına çarptırılan Katyuşayı kurtarmak için tanıdığı bütün üst düzey yetkilileri aracı olarak kullanmış fakat olumlu bir sonuç alamamıştır.Katyuşayı ziyarete giderek ona yardım için çalıştıgını,onu bu durumdan kurtaracağını ve gerekirse onunla evleneceğini söylemiştir.Katyuşanın Sibiryaya sürgün cezası kesinlenince Dmitry elinde bulunan toprakları köylülere kiralamış geri kalanların birkısmını ablasına vermiş digerlerinide elinde tutmuştur.Dmitry Katyuşa ile Sibiryaya gittiği gün sevindirici bir mektup almıştır.Mektupta Katyuşanın sürgün cezasının yapılan itiraz sonucu tekrar gözden geçirildiği ve suçsuz olduguna karar verildiği yazmaktadır.Bu haberi Katyuşaya iletmeye can atan Dmitry ona bunun yanında evlenme teklifinde bulunarak onunla evlerine dönmeyi düşünmüştür.Dmitry Katyuşaya affedildiğini ve onunla gelmesini söylediği zaman hayallerini yıkan hayır cevabını almıştır.Katyuşa cezaevinde kendisi gibi sürgün cezasına çarptırılan birini sevmekte ve onunda cezası sona ermek üzeredir.

Bu olaylardan sonra Dmitry Katyuşa sevdasndan artık vazgeçmeye karar vermiş ve sibiryayı terk etmiştir.Kendi içinde derin düşüncelere dalarak tüm yasadıklarını ve hayatın olması gereken gerçeklerini gözden geçirip aramaya baslamıştır.Dmitry İncil okumaya başlamış ve kitabı baştan sona kadar okumaya devam etmiştir.Dmitry’nin okuduklarından anladıgına göre;insanlar birbirlerini cezalandırmamalıdırlar ve böyle de bir yetkiye sahip degillerdir.Her insan suç işleyebilir bu durumda yapılması gereken ona ceza vermek degil yardım etmektir.Ancak o zaman insanlar birbirlerini anlayabilir ve sevebilirler…

ANA FİKRİ:

İnsanlar hata yaptıkları zaman onları cezalandırmak yerine onlara yardım eli uzatmalıyız.Sevgi ve anlayışlı yaklaşım sorunların en güzel çözümüdür.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEGERLENDİRMESİ:

Dmitry NEHLUDOV :Zengin bir ailenin çocugudur,ögrenciyken sahip olduğu düşünceleri büyüyünce değişmiş eğlenceye,zevke düşkün,kadınlardan vazgeçemeyen biri haline gelmiştir.Ancak belirli bir olgunluğa geldiğinde yapmış olduklarından pişmanlık duymuş ve hayatını düzene sokmaya karar vermiştir.

Katyuşa MASLOVA :Çocuk yaşta hizmetçilik yapmaya başlamış güzel bir kadındır.Çalıştığı evin sahiplerinin yeğenine aşık olduktan sonra hayatı değişir.Yaşamının geri kalanın çogu genelevlerde ve cezaevlerinde geçmiştir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:

TOLSTOY kitabında insanların suçlu kimliği altında nasıl horlandığını,işkence gördüğünü ve uygulanmakta olan adalet sisteminin yanlışlıklarını anlatmaya çalışmıştır.Okuyucuyu düşünmeye sevk eden bir kitap,vermek istediği düşünceler ilgi çekici,her harbiyeliye tavsiye ediyorum.

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:

Tolstoy 1828’de Astapova,Ryazan ilinde dogdu.Zengin bir toprak sahibinin ogluydu,küçük yaşta öksüz kaldı,çocuklugu ailesinin malikanesinde geçti.Kazan ve Petersburg’da eğitim gördü.Ünlü bir kişi olmaktan bıkan yalnızlıga ve yoksulluga büyük bir özlem duyan Tolstoy,herkesten uzakta yaşamaya karar verdi.10 Kasım 1910’da gizlice malikanesini terk etti,trene bindi,ancak hastalığı yüzünden bitkin düşerek Astapova istasyonunda öldü.

Tolstoy’un yapıtları düşten çok yaşanmış duygularla beslenen,her türlü estetik yapmacıktan ve söz oyunundan arınmış uzun bir itiraf biçimindedir ve Tolstoy bu yoldan yaşamın anlamını aydınlatmak ister.Aşırı bir duyumsallık ile mutlak tutkusu arasında bölünmüş olan ve yetkinliği özleyen Tolstoyda,kendini aklamak ihtiyacı bir saplantı haline gelmiştir.Şiddete karşı ve mülkiyetin kaldırılmasından yana olan,ödünsüz ve akılcı yeni bir ahlakın savunuculugunu üstlenen Tolstoy,hayatıyla düşüncesini uzlaştıramamanın dramını yaşadı,bu da onu aşkı,aileyi,sanatı yadsımaya yöneltti.Ancak roman ve öyküleri bu çelişkilerden hiçbir zarar görmedi.Yaşamın en yalın görüntülerini bile aktarmaya,en basit ayrıntılar,en küçük belirtiler ve özellikler üzerinde bile durmaya çalışarak canlı kişilikler yaratmayı ve her türlü yapmacıktan uzak tarihsel ya da toplumsal freskler çizmeyi başardı.

  • 3 Comments
  • Kategori : L harfi
  • Lewis B.SMEDEN-Bağışlayın ve Unutun

    1. Birinci bölüm :

    Bağışlamanın dört aşaması : Yazar bağışlamanın dört aşamasını şu şekilde izah etmektedir. Bağışlayabilmemiz için mutlaka başkaları tarafından incinmiş olmamız gereklidir. Bu bağışlayabilmemizin birinci aşamasıdır. İkinci aşama olarak bizi incitenden nefret etmemiz gereklidir. Üçüncü aşamada ise sihirli bir göz edinme ve bu göz ile karşımızdakinin zayıf yönlerini görebilme yani iyileşmeye başlama meydana gelmelidir. Son aşama biraraya gelinme ve bizi inciteni yaşamamıza davet safhasıdır.

    a. Hepimiz inciniriz : Bağışlayarak yaralarımızın sarılabilmesi için çekilen acının kişisel, haksız ve derin olması gerektiğine değinerek; doğa ve sistemleri bağışlayamayacağımızı, insanların bizi hakettiğimizi düşündüklerinden yada iyi niyetli olmalarına karşın ve sorunlarının fazlalığı nedeniyle, hatta kendi yaptıkları hatalarla dahi bizi incitebileceklerine değinmektedir. Bağışlamaya gerek olmayan ve derin olmayan acıları şöyle sıralamaktadır: kızgınlıklar, önemsenmemek, düş kırıklıkları, ikinci gelmek, sadakatsizlik, ihanet ve zalimlik.

    b. Hepimiz nefret ederiz : Nefret ve öfkenin karşılaştırmasın yaparak; eğer pasif olarak nefret edersek karşımızdakine iyi şeyler dilemeyeceğimize, agresif bir biçimde nefret edersek ise o şahsın canının yanmasını isteyeceğimize, ancak her iki duygununda zamanla geçeceğine, yakınlarımızdan nefret, tanımadıklarımızdan öfke edeceğimize ve öfkenin daha iyiyi bulmamıza yardım edeceğine değinmektedir.

    c. Kendimizi yine kendimiz iyileştiririz : Yazar Bağışlama işleminin şu şekilde yapılmasını istemektedir: sizi inciten kişiyi önce aldığınız yaradan soyutlayın, onun hakkındaki gerçekleri ve zayıflığını görmeye çalışın, bağışlamaya her aşamada devam edin, bağışlayabilmek için yüreğinizi dürüstçe serbest bırakın, karşınızdakine iyilik dileyebiliyor iseniz bağışlamaya başlıyorsunuz demektir.

    d. Biraraya geliriz : Yazar bu kısımda; sizi incitenle bir araya gelebilmeniz için kendinizin bağışlamasının yeterli olmayacağını, onunda öncelikle sizi neden incittiği gerçeğini tam almamıyla anlamasının gerektiği, kendi yüzünden acı çekmemizin haksızlık olduğunu bilmesi ve çekilen acıyı hissetmesi gerektiği, ayrıca sizi dinlerken de içten olduğuna sizi ikna etmesi, tekrar incitmeyeceğini ve her zaman uygun bir yakınlıkla yanımızda olacağını hissettirmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

    e. Bazı güzellikler : Bağışlamak ne değildir ? : Yazara göre bağışlamak unutmak değildir. Çünkü bağışlayınca unutmaya gerek kalmaz. Bağışlamak geçmişte alınan bir yaranın iyileştirilmesidir. Ayrıca bahaneler bulmak, anlaşmazlıklarla başetmek, insanları kabullenmek ve ona tahammül etmek de bağışlamak değildir.

    2. İkinci bölüm :

    Bağışlaması zor olan insanları bağışlamak :

    a. Görünmez insanları bağışlamak : Yazar burada; ölenleri, ölmüş anne veya babayı bağışlamanın dört aşamasının bir araya gelme kısmı olmayacağından tamamen bağışlamanın zorluğundan söz etmektedir. Tıpkı çocuğunu evlatlık veren görünmez anneyi, sizi işten çıkartan şirketlerin de bağışlanmasının zorluğu gibi. Böyle tür olaylarda bağışlanmanın tam olabilmesi için görünmeyen şahısları ortaya çıkarmak için çaba harcanmasını öngörmektedir.

    b. Sizi inciten ve sonrada önemsemeyen insanları bağışlamak zordur : Yazara göre; böyle bir şahısın özür dilemesiyle onu bağışlayabileceğiniz durumlarda özürün gerçekleşmesi için dört aşamanın olmasından söz etmektedir. Bu aşamalardan birincisini algılama aşaması, ikincisini hissetme aşaması, üçüncüsünü itiraf aşaması ve dördüncüsünü de kendi kendine bir daha tekrarlanmayacağına söz vermesi aşaması olarak görmektedir. Yine de özür dilemekten imtina gösteren şahsın bizden önce ölebileceğini ve böylece hiç bir zaman bağışalamamızın belkide mümkün olmayacağını düşünerek vb. nedenlerden ötürü sırf kendimizi rahatlatmak için bağışlamamız gerektiğini değerlendirmektedir.

    c. Kendimizi bağışlamak : Yazar, burada iç huzurumuzu kazanabilmek için geçmişimizi içtenlikle yargılayıp sevme özgürlüğümüze varmamızı önermektedir.

    d. Canavarları bağışlamak : Canavar ruhlu bir kişinin bağışlanabilirliğinin ancak o kişinin zulmüne uğruyanın karar verebileceği gerçeğine değinilmektedir.

    e. Tanrı’yı bağışlamak : Tanrı’yı yaptığı hiçbir şeyden ötürü suçlayamayacağımız için ortada bağışlamanın da olmayacağı vurgulanmaktadır.

    3. Üçüncü Bölüm : Nasıl bağışlarız ? : Yazar bu bölümde bağışalanın nasıl yapılacağını şu şekilde kaleme almıştır; önce yavaş yavaş ve azar azar bağışlamaya başlayınız, bir seferde yerine her seferinde bir parça bağışlayınız, geriye kalacak öfke duygusunu başkasıyla paylaşınız, birini bağışlaması için hiç kimseyi zorlamayınız, bağışlamak kişinin özgür seçimine bırakılmalıdır ve bu bağışlama içten duygularla yapılmalıdır.

    4. Dördüncü Bölüm : Neden bağışlarız ? : Bu sorunun cevabını yazar şu şekilde vermektedir : Çünkü bağışlamak, herşeyin haksız olduğu bu dünyadaki haksızlıkları düzeltmenin tek yoludur; haketmediğimiz acılara karşı sevginin beklenmedik bir başkaldırışıdır ve haketmediğimiz acıları iyileştirmemizde tek umuttur. Sonsöz olarakda denilebilir ki, bağışlamak gerçekçiliktir, yüzleşmektir, özgürlüktür ve sevginin en büyük gücüdür.

    SONUÇ :

    A. KİTABIN ANAFİKRİ : Sizi incittiler ve yüreğinizde derin yaralar açtılar. Ömür boyu içinizdeki bu acı, yüreğinizdeki bu yarayla yaşamayımı yeğlersiniz, yoksa size acı çektiren insanları bağışlayıp, ruhunuzu çekilen acılardan kurtarıp, özgürlüğünüze kavuşmayı mı ? Yazar ikinci yolu seçerek bağışlamanın mümkün kıldığı huzura özlem duyan herkese omut ışığı yakmaktadır.

    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER : Kitap; şimdiye değin alışılagelmemiş konulara bir psikolog yaklaşımı ile değinerek kişileri gerçekten rahatlatmakta ve insanlara yol göstermektedir.

    C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER : Huzuru başkaları tarafından bozulmuş kişilerin bu kitabı okuyup, bahsedilenleri kendi üzerinde denemelerinde fayda mütalaa etmekteyim.

  • 0 Comments
  • Kategori : L harfi
  •